Temiz Bir Doğa ve Sürdürülebilir Bir Brisa
Temiz Bir Doğa ve Sürdürülebilir Bir Brisa

1950'li yıllardan günümüze yerküremizin pek çok bölgesinde ortaya çıkan, önce bölgesel etkileşimler olarak gözlenen ardından sınırları aşan özelliği ile global bir problem haline gelen çevre sorunları, artık günümüzü ve geleceğimizi tehdit eder boyutlara gelmiştir.

Nitekim, bu tehdit, Birleşmiş Milletler düzeyinde;

  • 1972'de Stokholm'de düzenlenen İnsan ve Çevre Konferansı ile uluslararası düzeyde kabul görmüş;
  • 1987 yılında yayımlanan Brundlant raporu ile "Sürdürülebilir Kalkınma" kavramı teknik olarak tanımlanmış;
  • 1992'de Rio'da düzenlenen Çevre ve Kalkınma Konferansı'nda kabul edilen "Gündem 21" ile yol haritası çıkartılmıştır.
  • 2002'de Johannesburg'da düzenlenen Dünya Sürdürülebilir Kalkınma Konferansı'nda uzun müzakereler sonucunda 15 yıllık uygulama planı oluşturulmuş ve ülkeler tarafından kabul edilmiştir.

Yakın geçmiş ve yakın geleceğimiz, "Sürdürülebilirlik" kavramı etrafında şekillenmeye başlamıştır. Sürdürülebilirlik; daimi olma yeteneği olarak adlandırılabilir. Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Komisyonu'nun 1987 yılında yaptığı tanıma göre: "Gelecek kuşakların gereksinimlerine cevap verme yeteneğini tehlikeye atmadan, insanlığın günlük ihtiyaçlarının temin edilmesi, kalkınmayı sürdürülebilir kılma yeteneğine sahip olmasıdır."
Sürdürülebilir kalkınma, ekonomik büyüme ve refah seviyesini yükseltme çabalarını, çevreyi ve yeryüzündeki tüm insanların yaşam kalitesini koruyarak gerçekleştirme yöntemidir.

Brisa, "Sürdürülebilirlik" kavramının marka ve hizmetlere entegrasyonu kapsamında çeşitli çalışmalar gerçekleştirmektedir. Bu çerçevede, Brisa'da iş modellerine, şirket stratejilerine ve yatırımlarına kadar her aşamaya katılan artı değerler ile topluma sürdürülebilir fayda ve katkı sağlanması hedeflenmektedir.

Sürdürülebilirlik kavramında 3 temel unsur göz önünde bulundurulmaktadır;  çevresel sürdürülebilirlik, ekonomik sürdürülebilirlik ve toplumsal sürdürülebilirlik.
Brisa'nın çevre yaklaşımı da "Çevresel Sürdürülebilir Üretim" modeli felsefesi üzerine kurularak Çevre Yönetim Sistemleri oluşturulmuştur. Brisa, çevre yönetim performansını, sosyal sorumluluk kapsamında değerlendirmekte olup "Çevresel Sürdürülebilirlik" yaklaşımı ile politikalarını ortaya koymaktadır.

Brisa, çevre politikası çerçevesinde;

  • Doğal kaynakları korumak
  • Temizlemek yerine kirletmemek,
  • Çevre ile ilgili tüm yasal mevzuat ve standartlara uymak, yasal gereklerin ötesinde çevrenin ve doğal hayatın korunmasına özen göstermek,
  • Tüm süreçlerden kaynaklanan çevresel etkenlerin iklim değişikliğine, havaya, toprağa, suya olan etkilerini önleyici ve düzeltici yaklaşımlar çerçevesinde kontrol etmek ve bu negatif değerleri azaltmak

konularında sürekli iyileştirme felsefesi ile çevreye yönelik sorumluluğunu ortaya koymaktadır. Bu felsefeyi yaşama geçirirken, gücünü çalışanlarından ve yönetim kademelerinden tam katılım ile almaktadır.

Brisa, çevre yolculuğunun ilk ayağına çevre yönetim sistemlerini oluşturarak başlamış bir kuruluştur.

Çevre açısından önemli dönüm noktalarına bakıldığında;

  • 1995 yılının Aralık ayında, BS7750 Çevre Yönetim Sistemleri Sertifikasyonu tamamlanmıştır.
  • 1996 yılının Mart ayında, ISO14001 Çevre Yönetim Sistemleri Sertifikasyonu'nu Türkiye'de ilk; Avrupa'da ikinci kuruluş olarak almaya hak kazanmıştır.
  • 1996 yılının Haziran ayında, İstanbul Sanayi Odası Çevre Büyük Ödülü'nü almaya hak kazanmıştır.
  • 1996 yılının Haziran ayında, Kocaeli Sanayi Odası Yeşil Baca Ödülünü kazanmıştır.
  • 1997 yılının Haziran ayında, Kocaeli Sanayi Odası Çevre Ödülü'nü kazanmıştır.

Kazanılan sertifika ve ödüller, Brisa'nın iç dinamiklerine yönelik motivasyonunu artırmıştır.

İklim değişikliği ve Karbon dioksit (CO2) salınımlarının kontrol altına alınması günümüzde giderek önem kazanan başlıklar arasında değerlendirilmektedir. Brisa, bu bağlamda, CO2 salınımlarını azaltmak için hedeflerini oluşturmuş ve bu yolda çalışmalarını başlatmıştır. 2005 yılından bu yana, üretim ve yardımcı faaliyetlerinden kaynaklanan salınımlarını belirleyen Brisa, 2020 yılına gelindiğinde CO2 salınımlarını 2005'teki değerinin %75'ine indirmek için hedef koymuştur. Bu zorlu hedefe ulaşmak için Bridgestone Global'in küresel bilgi birikimini ve Sabancı Holding'in ulusal tecrübelerini arkasına almıştır. Brisa, kullandığı her bir kilowattsaat elektriğin, her bir kg buharın, her kimyasal maddenin, her türlü doğal kaynağın etkilerini değerlendirmekte olup bu konuda tavizsiz seçimleri ile doğal kaynak kullanımını en etkin şekilde sürdürmeye çalışmaktadır.

Brisa, bu kapsamda, enerji girdilerini seçerken çevreci yaklaşımları benimsemektedir. Elektrik enerjisi ihtiyacını karşılarken doğalgaz kojenerasyon sisteminden elde edilen elektriği temin etmektedir. Böylelikle, birim CO2 salınım değerini en düşük seviyede tutmaktadır. Benzer şekilde prosesinde yoğun ihtiyaç duyduğu buhar ihtiyacını Enerjisa'dan temin etmektedir. Yakıt olarak doğal gaz kullanılması nedeniyle birim salınımlar, optimum noktada tutulmaktadır. Yardımcı işletmeler çatısı altında kazanları olmasına rağmen, bu kazanlar yerine daha çevreci ve birim salınımı daha az olan kaynağa yönelmiştir. CO2 salınımlarına yönelik hedefleri ve çevre politikalarına uyumlu olmak adına; 2010 yılında stoklarında bulunan 420 ton fuel oil-4'ten bedelsiz olarak vazgeçerek çevreye yönelik duyarlılığını ortaya koymuştur.

Dünyada iklim değişikliğine yönelik olarak şekillenen yeni trendler, tüketicilerin kullandıkları ürün ve hizmetlerin "çevre dostu" olmasını gerekli kılmaktadır.

Bu gerçekten yola çıkılarak üretim prosesinde;

  • Yuvarlanma direnci daha düşük ürünlere,
  • Daha az gürültü emisyonuna yol açan ürünlere,
  • Daha düşük ağırlığa sahip yeni konsept ürünlere,
  • Ürünlerin kullanımı ve tüketimi sonrası yaratacağı çevresel etkiler daha tasarım aşamasında dikkate alınarak, kirlilik ve sağlık riski taşımayan hammadde kullanımına özen gösterilmesine,
  • Çevreci fabrikaya sahip ürünlere odaklanılmaktadır.

Brisa, bu yaklaşım ekseninde teknoloji faaliyetlerinde de bu hassasiyetleri dikkate almakta ve müşterilerine çevreci çözümler sunmaktadır.

2010 yılında üretim artışı (tonaj olarak) yaklaşık %31 seviyesinde iken, bu artışa paralel seyretmesi gereken CO2 salınımları %13,7 artmıştır. 2010 yılında başlatılan enerji tasarrufu çalışmaları ile 16.486 ton CO2 salınımının doğaya bırakılması önlenmiştir.

2010 yılında yapılan başlıca eneji tasarrufu çalışmaları sonucunda;

  • 2600000 kWh elektrik enerjisi tasarrufu,
  • 6500 ton buhar tasarrufu,
  • Teknolojik proses iyileştirmeleri nedeniyle 496853 kWh enerji tasarrufu sağlanmıştır.

Brisa atık yönetimi uygulamalarında da sürekli iyileştirme yaklaşımı ile tehlikeli atık miktarlarını sürekli azaltmayı hedeflemektedir. 2009 yılında ürettiği her bir ton lastik için 6,34 kg atık üreten Brisa, yapılan iyileştirme çalışmaları ile 2010 yılında tehlikeli atık miktarını 3,04 ton'a indirerek %52 iyileştirme sağlamıştır.

Atık yönetimine ilişkin yapılan çalışmalarda;

  • Atıkların kaynağında oluşumunun önlenmesi,
  • Atıkların proseste tekrar kullanımı,
  • Atıkların geri kazandırılması,
  • Tüm bu aşamaların sağlanamadığı tehlikeli atıklarda ise enerji geri kazanımı yapılması

Öncelik sıralamasında dikkate alınmaktadır. 2011 yılında, tehlikeli atık miktarlarının azaltılması için %15'lik hedef belirlenmiştir.

Benzer sonuçlar, evsel atıkların yönetiminde de gözlemlenmektedir. 2009 yılında, bir ton üretim için 5,2 kg evsel atık üreten Brisa’da yapılan iyileştirmeler ile bu rakam 2010 yılında 3,7’ye düşürülmüş, böylelikle %29 iyileştirme sağlanabilmiştir. 2012 yılında yapacağı yatırımlar ile organik atıkların kompostlaştırılması planlanmaktadır. Tüm bu iyileştirmelerin sonunda 2015 yılında "Sıfır Evsel Atık" hedefi için çalışmalar yürütülmektedir.

Önemli bir doğal kaynağımız olan suyun tüketimini azaltmaya yönelik ciddi çalışmalar yürütülmektedir. Bu kapsamda 2009 yılında ton üretim başına 6,17 ton su tüketilmekte iken 2010 yılında bu rakam 5,29 ton’a düşürülerek %14,5 civarında iyileşme sağlanmıştır.

 

 

Türkiye lastik endüstrisinin lider kuruluşu olan Brisa, pazar liderliğinin yanı sıra, tüketici odaklı yaklaşımı ile hizmet portföyünü daha da genişletmek amacıyla ve çevreci yaklaşımlarını pekiştirmek için 2010 yılında yeni bir hizmete imza atmıştır. Bu kapsamda lastik kaplama şirketi olan Bandag’ın Türkiye operasyonlarını Bridgestone Avrupa’dan satın alarak bünyesine katmıştır.

Bu satın alma hamlesi, Brisa’nın ‘sürdürülebilir büyüme ile topluma üstün değerler sunmak’ misyonu doğrultusunda gerçekleştirilmiştir. Bandag tarafından gerçekleştirilen lastik kaplama hizmetleri sayesinde, otobüs ve kamyonlarda kullanılan kaliteli lastiklerin ömrünü uzatmakta ve toplam sahip olma maliyetinde tasarruf sağlanmaktadır. Ayrıca bu yatırımla birlikte, ülkede yıllık hurda lastik atma gereksiniminin yüzlerce ton azaltılması hedeflenmektedir. "Kaliteli bir otobüs veya kamyon lastiğinin ömrü, kaplama teknolojisi ile iki ya da üç kez çoğaltılabilir." Böylece daha az lastik atığı ile çevre korunmasına katkı sağlanmaktadır.

Brisa, sadece üretim aşamasıyla sınırlı kalmayıp üretilen lastiklerin, kullanım sonrası aşamalarda da çevresel etkilerini dikkate almaktadır. Kullanılan lastiklerin ömrünün tamamlanmasından sonra da çevreci bir şekilde yeniden hayata kazandırılmasıyla duyarlılığını ortaya koymuştur. Bu amaçla ömrünü tamamlamış lastiklerin öncelikle "Malzeme Geri Kazanımı" firmalarına ve daha sonra alternatif enerji geri kazanımı yapmak üzere Çimento fabrikalarına verilmesi için 2007 yılından beri çalışmalarını devam ettirmektedir. Brisa, "Ömrünü Tamamlamış Lastikler" yönetmeliğinin öngördüğü miktardaki kullanılmış lastiğin sokaklarımızdan toplanarak ekonomiye kazandırılması için öncülük yaparak LASDER oluşumuna liderlik etmektedir.

Sürdürülebilir bir gelişme için, çevreye saygı duyan, sosyal sorumluluklarının farkında bir Brisa olarak gelişmeye devam edeceğiz.